İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

14 NİSAN 2021, ÇARŞAMBA   

27

DÜNYA SU GÜNÜ AÇIKLAMAMIZ

    Yayına Giriş Tarihi: 28.03.2016   Güncellenme Zamanı: 28.03.2016 16:21:54  Yayınlayan Birim: ADANA ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 28.03.2016 16:21:50

Su kaynakları üzerindeki baskı insan faaliyetlerinden kaynaklanıyor. Dünya nüfusunun dörtte biri su sorunu yaşıyor, her yıl hala çok sayıda insan temiz sudan mahrum kaldığı için hastalanarak ölüyor. Dünyada miktarı giderek azalan su, petrolden daha değerli hale geldi. Çünkü petrolün alternatifleri var ama suyun yok.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, geçtiğimiz günlerde yayımladığı raporda, dünya genelinde 34 ülkenin çatışma, kuraklık, sel ve benzeri nedenlerle halkını doyuracak gıdadan yoksun olduğunu belirtti. Bu olumsuz tabloyu ortaya çıkaran en önemli etkenin insan faaliyetleri olduğunu rapor açıkça gösteriyor.

Hepimiz biliyoruz ki susuz bir yaşam mümkün değil. Su tıpkı hava ve gıda gibi sadece insanların değil tüm canlıların hayatta kalabilmek için ihtiyaç duyduğu en temel gereksinimlerdendir.  Ancak son yüzyıl içinde dünya nüfusu üç kat büyürken su kaynaklarına talep yedi kat artmıştır.  Bunun yanı sıra kullanabileceğimiz su kaynakları, dünyadaki suyun ancak yüzde 2,5`luk kısmını oluşturmaktadır.  Bu miktarın da yüzde 70`inin buzullarda olduğunu göz önünde bulundurursak, dünyadaki toplam suyun yüzde 1`inden daha az bir miktardaki su ile yaşamımızı sürdürmemiz gerekli.Görüyoruz ki dünyadaki su krizi üst sıraları zorluyor.

SU KRİZİ KÜRESEL RİSKTE ÜÇÜNCÜ SIRADA

Dünya Ekonomi Forumu, su krizini 2016 yılı küresel riskler listesinin üçüncü sırada gösterdi. Raporda, "iklim değişikliğini azaltmada ve uyum sağlamada başarısızlık" en büyük risk olarak öne çıktı. Küresel riskler içerisinde "kitlesel imha silahları" ikinci, "su krizi" ise üçüncü sırada.

Su kaynakları üzerindeki baskılar özelliklekentleşme, nüfus artışı, artan yaşam standartları, su için artan rekabet ve kirlilik gibi insan faaliyetleri sonucunda artmaktadır. İklim değişimi, doğal koşullardaki değişiklikler, suyun ticarileşmesi ile bu baskı daha da şiddetlenmektedir.

SUYA ERİŞİM, GIDAYA ERİŞİMİ DE ENGELLİYOR

Yaşamın temel kaynağı olan suya ihtiyacın hiçbir zaman bitmeyecek olması gerçeği, sermaye tarafından bir meta olarak görülen suyun değerini arttırmaktadır. Kamu malı olması gereken su, uluslararası sermayenin ve tekellerin iştahlarını kabartan bir piyasa malı olarak görülerek, temiz su ticarileştirmekte, büyük bir çoğunluk için ulaşılmaz hale getirilmektedir.İnsanların temel ihtiyacı olan suya erişiminaynı zamanda gıdaya erişimi de etkilediğini unutmamalıyız. Tüm bu nedenlerle, 2016 Dünya Su Günü`nde, geleceğe dair umutlu değil aksine kaygılıyız.

Kaygımızı artıran dünya nüfusunun dörtte birinin su sorunu yaşıyor olması, her yıl hala çok sayıda insanın temiz sudan mahrum kaldığı için hastalanarak ölüyor olması.

Kaygılıyız çünkü dünyada miktarı giderek azalan su, petrolden daha değerli hale geldi. Çünkü petrolün alternatifleri var ama suyun yok. Su bakımından yoksul ülkeler açısından tehlike çanları çalıyor.

Kaygılıyızçünkü Türkiye sanıldığı gibi su zengini bir ülke değil, aksine "su sıkıntısı çeken ülkeler" kategorisinde yer almakta ve TUİK`e göre nüfusu 2030`da 100 milyona ulaşması öngörülen Türkiye, "su fakiri" bir ülke olmaya aday.

HERKES İÇİN SU GÜVENLİĞİ SAĞLANMALI

Bu gidişata karşı koymazsak, bunu engellemezsek kendimize, çocuklarımıza, gelecek kuşaklara olan görevimizi yerine getirememiş olacağız.  Bu tehlikenin farkında olarak, temiz su hakkımız, çevre hakkımız dolayısıyla yaşam hakkımız için önlemlerin alınmasını mutlaka sağlamalıyız.

 

Bu mücadelenin önemli adımları olarak; bilinçli su tüketimini yaygınlaştırarak su kaynaklarımızın korunması; nehirlerimizin, derelerimizin, yeraltı su kaynaklarımızın talandan korunması hayati önemdedir.Temiz su kaynaklarımızın korunması için tarımda basınçlı su sisteminin kullanımını sağlamalıyız.Su kaynaklarımızı koruyan, sürdürülebilirliğini temin eden acil eylem planının ve su politikasının hayata geçirilmesini sağlamalıyız. Ekolojik dengeyi alt üst eden HES projelerine karşı durmalıyız. Arıtma, evsel atık ve endüstriyel atık tesislerinin yaygınlaştırılmasını temin etmeliyiz. Suyu alınıp satılan bir meta olmaktan çıkartıldığı, herkes için su güvenliğinin olduğu bir dünya için mücadele etmeliyiz.


Okunma Sayısı: 79

Adana Şube Kaynaklı Basın Açıklamaları »
Tüm Basın Açıklamaları »

Sayfayı Yazdır

   

Key Yazılım Çözümleri A.Ş.