NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ ŞUBEMİZ DEPREM ÖNLEMLERİNE DİKKAT ÇEKEN BASIN AÇIKLAMASI YAPTI ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

08 ARALIK 2019, PAZAR   

14

ŞUBEMİZ DEPREM ÖNLEMLERİNE DİKKAT ÇEKEN BASIN AÇIKLAMASI YAPTI

    Yayına Giriş Tarihi: 07.10.2019 00:00   Güncellenme Zamanı: 07.10.2019 15:51:34  Yayınlayan Birim: ADANA ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 07.10.2019 15:51:24

Şube Başkanı Zekeriya Turanbayburt tarafından yapılan açıklamada, Adana’da yapı stokunun olası bir durumda nasıl bir davranış sergileyeceğinin tespit edilmesinin hayati önemde olduğu vurgulanarak, konuyla ilgili çalışmaların başlaması çağrısında bulunuldu.

 

BASIN AÇIKLAMASI METNİ:

İMO Adana Şube Başkanı Zekeriya Turanbayburt / Deprem Açıklaması - 3 Ekim 2019

Ülkemizde yaklaşık yirmi milyon yapı bulunmaktadır, ancak bu yapı stokunun ayrıntılı bir envanteri çıkarılmamıştır. Bilinen, mevcut binaların % 67`sinin ruhsatsız, % 60`ının 20 yaşından büyük olduğudur. Bu yapı stokunun önemli bir kısmının olası depreme karşı güvenli olmadığı bilinen bir gerçektir. Kamu yapıları da ifade edilen bu tablo içerisinde yer almaktadır.

Hafif hasarla atlatılması gereken depremlerde dahi yapıların kullanılamaz hale gelmesi ve can kayıplarına yol açması, mevcut yapılardaki tehlikenin boyutunu gözler önüne sermektedir. Hatta ülkemizde binalar deprem olmadan bile yıkılmaktadır.

Ülke olarak yaşadığımız büyük depremlerin sonuncusu olan 17 Ağustos 1999 depreminden bu yana 20 yıl geçmesine rağmen, her an deprem tehlikesi ile karşı karşıya olan ülkemizde, kısa süreli ve acil olan bazı önlemlerin bile alınamadığı, oy ve rant uğruna var olan risklere yenilerinin eklendiği görülmektedir.

2018 yılında hem halktan para toplamak hem de oy toplamak için "imar barışı" adı altında kaçak yapılara af çıktı; 2019 yılında da uzatılarak devam ettirildi. 10 milyar kişi başvurdu, 17,5 milyar para toplandı. Başvurusu yapılan yapıların depreme dayanıklı olup olmadığı araştırılmadan para karşılığı "sağlam" sayılarak yapı kayıt belgeleri verildi. Oy ve rant uğruna yeni riskler yaratılmış oldu.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul`da gerçekleşen deprem, depremlerin her an karşımıza çıkacağını göstermesinin yanı sıra, ülke olarak depreme hazırlıklı olmadığımızı da açıkça gösterdi. Depremin ardından İstanbul halkı büyük panik yaşarken, toplanma alanlarının eksikliği dolayısıyla ana caddelere akın etti.

Şurası açıktır ki, insanların depreme dayanıklı yapılarda oturmasını sağlamak devletin asli görevlerindendir. Bunun sağlanması için, bilimsel ve çağdaş bir yerel yönetim anlayışıyla ortaya konmuş bölge ve kent planlarının yapılmış olması gerekir.  Yapı stokunun mevcut durumunun tespit edilmesi sağlıklı bölge ve kent alanlarının yaratılması açısından yapılması gereken görevler arasındadır.

Tüm bunlarının yapılabilmesi için, bu ülkenin kaynak sorunu yoktur,  kaynakların doğru kullanılmaması sorunu vardır. Örnek verecek olursak, 1999 depremi sonrası deprem vergisi olarak toplanan 60 milyar TL amacı için kullanılsaydı elbette mesafe kat edilirdi.

Ülke yapı stokunun olumsuzluğunu, yapı denetim sistemindeki eksikliklerin ceremesini kentte yaşayanlar, özellikle de yoksullar çekmektedir. Ülkeyi ve kenti yönetenlerin görevlerini yerine getirmedikleri konularda hesap sorulması gerekmektedir. Bu noktada, halkın örgütlü olması, deprem konusunda dayanışma içinde olması önem teşkil etmektedir.

Çarpık bir kentleşme süreci yaşayan Adana`da yapı stokunun durumunun acilen tespit edilmesi gerekmektedir. Var olan mevcut durum, yapı stoku çalışmalarının olmadığı yerlerde derhal yapılmasını, sınırlı ve eksik yapılan yerlerde ise yenilenmesinin zorunlu olduğunu göstermektedir.

Şehrimizdeki yapıların olası bir depremde nasıl bir davranış sergileyeceğinin bilinmesi hayati önemdedir. Hangileri depreme dayanıklıdır, hangi yapılar güçlendirmeyle dayanıklı hale getirilebilir, hangileri yıkılıp yeniden yapılmalıdır, tüm bunlar Adanalıların can ve mal güvenliği açısından bilinmesi gereken konulardır.

Bu bilgiyi bize yaşanan bir deprem değil, ülke ve kent yöneticilerinin, ilgili meslek odaları ve üniversitelerle birlikte yapacağı bilimsel esaslara dayanan programlı ve kapsamlı bir çalışma vermelidir. İnşaat Mühendisleri Adana Şubesi olarak deprem önlemlerinin alınması konusunda şehrimizde yapılacak çalışmanın içinde her zaman yer alacağımız bilinmelidir. 

 


Okunma Sayısı: 24

Adana Şube Kaynaklı Basın Açıklamaları »
Tüm Basın Açıklamaları »

Sayfayı Yazdır