NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ YÖNETİM KURULU ÜYEMİZ LEYLA TAN KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ KAPSAMINDA BASIN AÇIKLAMASI YAPTI ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

24 EKİM 2018, ÇARŞAMBA   

21

YÖNETİM KURULU ÜYEMİZ LEYLA TAN KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ KAPSAMINDA BASIN AÇIKLAMASI YAPTI

    Yayına Giriş Tarihi: 24.11.2017 00:00   Güncellenme Zamanı: 24.11.2017 11:34:08  Yayınlayan Birim: ADANA ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 24.11.2017 11:28:48

Öncelikle şunu söylemeliyiz ki, kadına yönelik şiddet merhamet, acıma gibi duygularla geçiştirilemez. Kadına yönelik şiddet bir insan hakları ihlalidir.

2017`nin ilk 10 ayında 240 kadın ve kız çocuğu öldürüldü

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma gününde, bu yıl da kadın cinayetleri sayıları kadına yönelik şiddetin boyutunu açıkça gözler önüne sermektedir.  Kadınlar yine hemen her gün cinsel şiddete, tacize ya da tecavüze uğramakta ve kadın cinayetleri hız kesmeden devam etmektedir. Ve yine yaygın medyada bu taciz, tecavüz, şiddet, cinayet haberleri sıradan vakalar olarak yer almaktadır.

2017`nin ilk 10 ayında erkekler 240 kadın ve kız çocuğunu öldürdü, 77 kadına tecavüz etti, 207 kadını taciz etti, 286 kız çocuğuna cinsel istismarda bulundu, 338 kadına şiddet uyguladı. Ekim ayında ise en az 31 kadın öldürüldü, 13 kadına tecavüz edildi, 17 kadın taciz edildi, 28 kız çocuğuna cinsel istismarda bulunuldu, 32 kadına şiddet uygulandı. Kadınların yüzde 32`si boşanmak ya da ayrılmak istedikleri erkekler tarafından, yüzde 6`sı ise kızlarının boşanmak istediği erkekler tarafından öldürüldü. Kadınların yüzde 35`ini kocaları öldürdü.

Kadın cinayetlerinin nedenlerine baktığımızda görmekteyiz ki, kadınlara kendi hayatlarına ilişkin karar alma özgürlüğü tanınmamaktadır. Buna yeltenen kadınlar şiddetin nesnesi olmakta ve katledilmektedir.

Kadına yönelik şiddetin engellenmesi Devletin asli görevidir

Öncelikle şunu söylemeliyiz ki, kadına yönelik şiddet merhamet, acıma gibi duygularla geçiştirilemez. Kadına yönelik şiddet bir insan hakları ihlalidir. Kadına yönelik şiddetin engellenmesi, kadınların, kız çocuklarının can güvenliğinin, beden dokunulmazlığının, haklarının korunması, 18 Mayıs 1954 tarihinde İnsan Hakları Sözleşmesine imza atmış olan Devletin asli görevidir.

Türkiye, hedefi yakalamaya en uzak ülkelerden biri

Ancak ne yazıktır ki toplumsal cinsiyet eşitsizliğini giderme yönünde etkili ve kalıcı düzenlemeler yapılmamaktadır.  Türkiye`nin üyesi olduğu Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), üye ülkelerdeki cinsiyet eşitsizliği üzerine Ekim ayında kapsamlı bir rapor yayımladı. Raporda, Türkiye eğitimde cinsiyet eşitsizliğinin en çok görüldüğü OECD ülkesi olarak yer aldı. Türkiye, raporun üye ülkelerde çalışma yaşamındaki cinsiyet eşitsizliğini inceleyen bölümünde de sonunculuğu kimseye kaptırmadı. OECD dışındaki ülkelerin de göz önüne alındığı sıralamalarda ise Türkiye ancak feodal gelenekler nedeniyle kimi bölgelerde kızların okula yollanmadığı Çin`i geçebildi. 2025 yılında tüm üye ülkelerde cinsiyet eşitliğini yüzde 25 oranında iyileştirmeyi hedefleyen OECD`nin geleceğe yönelik projeksiyonunda Türkiye bu hedefi yakalamaya en uzak ülkeler arasında yer aldı.

Kadın bedeni namus kavramının odağına konulamaz

Raporda da açıkça görüldüğü üzere kadınların böylesi bir toplumsal yaşam içinde olmaları kadına yönelik şiddetin kaynağına da işaret etmektedir. Ülkemizde, kadına yönelik şiddet kaynağını kadın kimliğini yok sayan, kadını bir nesne gibi gören, aile içine hapseden ve kadın bedenini namus kavramının odağına koyan anlayışın, yaşam biçimi olarak topluma dayatılmasından almaktadır. 

Her türlü şiddete karşı kararlılıkla mücadele edeceğiz

Bizler kadına yönelik her türlü şiddetin, özgür ve eşit bir toplumda, savaşsız bir dünyada yok olacağını biliyoruz. Kadına yönelik şiddetle mücadelenin aynı zamanda demokrasi ve özgürlük mücadelesi olduğunun bilincindeyiz. Yasal önlemlerin alınması kadar cinsiyet eşitliğinin sağlandığı, insanların, kadınların tahakküm altına alınmadığı; kadınların ekonomik, sosyal, kültürel özgürlüğünü kabul eden bir toplumsal yaşamda ancak kadına yönelik şiddet yok olacaktır. İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şubesi olarak, gelecek kuşaklara olan sorumluluğumuzun da bilinciyle;  kadınların ve çocukların,  bedenine, kimliğine, yaşam hakkına, onuruna yönelik her türlü şiddete karşı kararlılıkla mücadele edeceğiz.


Okunma Sayısı: 73

Adana Şube Kaynaklı Basın Açıklamaları »
Tüm Basın Açıklamaları »

Sayfayı Yazdır